Yatırımcı TL’ye sığındı: Mevduatta 11 yılın zirvesi görüldü!

Yatirimci tlye sigindi mevduatta 11 yilin zirvesi goruldu ECaVAGvu
Yatırımcı TL’ye sığındı: Mevduatta 11 yılın zirvesi görüldü!

Ekonomide uygulanan parasal sıkılaşma adımları ve küresel jeopolitik riskler, yatırım araçlarının getiri performanslarını doğrudan etkiledi.

Son aylarda borsa, altın, gümüş ve gayrimenkul gibi geleneksel enstrümanlarda reel kayıplar yaşanırken, ocak-haziran dönemindeki %17,76’lık enflasyona karşı pozitif getiri sağlayan tek araç yüksek faiz oranıyla Türk Lirası oldu.

Piyasalardaki bu eğilim, yerleşiklerin dövizden TL mevduata geçişini hızlandırırken, yabancı sermayenin de Türk tahvillerine olan talebini artırdı.

YATIRIM ARAÇLARINDA REEL KAYIPLAR YAŞANIYOR

Borsa İstanbul, mayıs ayında gördüğü zirve seviyesinin %8 altında işlem görmeye devam ediyor. Yılbaşından bu yana kaydedilen %24’lük primin büyük kısmı ilk iki aydaki ralliden kaynaklanırken, endeks son dönemde kan kaybetti.

Küresel piyasalarda ons bazında altının %7, gümüşün ise %21 değer kaybetmesiyle gram altın/TL bazındaki getiri %1,9 seviyesinde sınırlı kaldı. Döviz sepetinin (Dolar+Euro) kazancı %8 civarında seyrederken, Konut Fiyat Endeksi haziran sonu itibarıyla yıllık %24,5 artış gösterse de reel olarak %5,8 kayıp yazdı.

TL MEVDUATIN PAYI SON 11 YILIN ZİRVESİNDE

Yüksek faiz politikasının etkisiyle tasarruf sahipleri rotayı TL mevduata çevirdi. BDDK verilerine göre, toplam mevduat içinde TL’nin payı %62’ye ulaşarak son 11 yılın en yüksek seviyesine çıktı. TCMB verileri ise ocak ayında 238 milyar dolar olan yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatının, getirinin zayıf kalması nedeniyle 216 milyar dolara gerilediğini ortaya koydu.

BORSAYI BASKILAYAN 5 ÖNEMLİ GEREKÇE

BIST100 Endeksi’nde 14 bin puan sınırının altına gerilemesiyle birlikte aşağı yönlü baskı sürüyor. Borsadaki zayıf görünümün arkasında şu başlıklar öne çıkıyor:

-MSCI, S&P ve Dow Jones kaynaklı uyarılar ile para girişlerinin yetersiz kalması,

-Yeniden tırmanışa geçen ABD-İran savaşı,

-TCMB’den faiz indirim beklentilerinin 10 Eylül toplantısına ertelenmesi,

-06/2026 dönemi şirket bilançolarına dair beklentilerin zayıf olması,

-Bankacılık sektörüne yönelik hedef fiyatların aşağı yönlü revize edilmesi.

-Piyasada ilk destekler 13 bin 900, 13 bin 700 ve 13 bin 400 seviyelerinde bulunurken; olası tepki alımlarında 14 bin 250, 14 bin 450 ve 14 bin 650 puanlar direnç konumunda yer alıyor.

YABANCI YATIRIMCI SICAK PARAYI TAHVİLE YÖNLENDİRDİ

TCMB’nin 10 Temmuz ile biten haftalık verilerine göre, yabancı yatırımcılar 33 milyon dolarlık hisse senedi alırken, tahvil tarafında 1 milyar 225 milyon dolarlık alım gerçekleştirdi. Türkiye’nin yüksek faiz sunması, carry trade işlemlerine uygun zemin ve kurun baskı altında olması, yabancıların 4-5 haftadır kesintisiz şekilde tahvile yönelmesini sağladı. Aynı haftada TCMB brüt rezervleri 3,6 milyar dolar artarken, yerli yatırımcının mevduatı 860 milyon dolar azaldı.

ABD-İRAN GERİLİMİ ALTIN VE PETROLÜ VURDU

Küresel tarafta ABD-İran savaşının yeniden alevlenmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki kısmi kapanmalar brent petrolü 86 doların üzerine taşıdı. ABD doları küresel ölçekte değerini korurken, tahvil faizlerindeki gevşemeye rağmen altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüş hızlandı.

Ons altın 4.000 dolar sınırının altını test etti. Dış borsalarda ise özellikle Güney Kore ve Japonya’da teknoloji ile yapay zeka hisselerine gelen kâr satışları düşüşü derinleştirdi. Çin’in %4,3 ile beklenti altı kalan büyüme verisi ise petrol talebine dair endişeleri artırarak yükselişi sınırladı.

Önümüzdeki süreçte piyasaların takviminde kritik gelişmeler yer alıyor.

23 Temmuz’daki TCMB toplantısında faiz değişimi beklenmezken, 24 Temmuz’da Moody’s’in Türkiye kararı takip edilecek. Jeopolitik tarafta ise ABD-İran geriliminin seyri ile Türkiye-ABD ilişkilerindeki S-400 konusundaki gelişmeler piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

yok

Author: Emre Demir