Rus Edebiyatının Başyapıtlarından Savaş ve Barış Romanı Hakkında Pek Bilinmeyen 22 Şaşırtıcı Detay

Lev Tolstoy’un yüzlerce karakter, çok sayıda olay örgüsü ve yirmiden fazla bölümden oluşan destansı romanı yıllardır ilgiyle okunmakta.  Peki, yazar bu eseri yazmak için nasıl yollardan geçti? Roman hakkında bilinmeyenler neler? Eserin Rusya ve ötesinde yarattığı kalıcı etki hakkında yirmi iki gerçeği sizler için derledik?

Kaynak: https://www.mentalfloss.com/article/8…

1. Savaş ve Barış, kitabın ilk ismi değildi.

Tolstoy’un çalışmasının ilk bölümü olan “1805 Yılı” adlı hikaye Şubat 1865’te Russian Messenger dergisinde yayınlanmaya başladı. roman. Hikayenin ismi, hikayenin ve devrimin ayak seslerinin başladığı yıla işaret etmekteydi. Tolstoy bunu her zaman bir dolgu metin yani asıl metinin girişi için geçici bir başlangıç metni olarak gördü.

2. Leo Tolstoy, 1825 yılında gerçekleşen Aralıkçılar İsyanı’ndan ilham aldı.

Savaş ve Barış’ın son hali planlanan gibi değildi. Tolstoy, Aralıkçılar olarak bilinen bir grup subay tarafından Çar I. Nicolas’ı devirme girişimine odaklanan bir üçleme yazmayı zihninde tasarladı. İlk kitap, Napolyon Savaşları sırasında subayların yaşamlarını ve ideolojik gelişimlerini inceleyecek; ikinci kitap, sürgünleri ve Sibirya’dan dönüşleri sırasında subayları anlatacak; üçüncü kitap ise başarısız ayaklanmalarına odaklanacaktı. Tolstoy yazmaya başladığında, Napolyon Savaşları’nı çevreleyen zaman dilimine o kadar kapılmıştı ki, daha sonra bu zaman diliminitek odak noktası yapmaya karar verdi.

3. Tolstoy, romanın giriş kısmını yazarken sorunlar yaşadı.

Yazarın memnun olduğu bir giriş yazması neredeyse tam bir yıl sürdü. Bu süre zarfında Tolstoy, romana dört giriş ve bir önsözün yanı sıra bu ikisini detaylandıran on beş başlangıç ​​yazdı.

4. Tolstoy’un eşi, yazım süreci için çok önemliydi.

Tolstoy yazarken, sık sık eşinin yanında oturmasını isterdi. Sofya, Tolstoy’un eserlerinin ilk okuyucusu olmakla beraber yapması gereken değişiklikleri nt ederdi. Örneğin Sofya’nın ısrarı üzerine, Tolstoy Pierre Bezukhov’un düğününden müstehcen bir sahneyi kırpmıştı. Tolstoy’un anlaşılmaz yazısını temize çekip okunur şekilde yayıncıya teslim etmek de eşi Sofya’nın göreviydi.

5. Sofya Tolstoy, eşini Savaş ve Barışı kitap haline getirmesi için yüreklendirdi.

Tolstoy, “1805 Yılı”nı dizi halinde görmekten memnundu. Hikaye okuyucular tarafından çok beğenildi ve Russian Messenger’ın yayıncıları ona iyi para ödedi. Ancak Sofya, daha fazla para kazanabileceğini ve daha geniş bir kitleye ulaşabileceğini savunarak kocasını eseri kitap halinde yayınlamaya ikna etti.

6. Kitap, geniş bir karakter kadrosuna sahip.

Savaş ve Barış’ı okurken kimin kim olduğunu karıştıran okuyucular için el altında bir defter bulundurmak iyi bir fikir olabilir. Roman başlangıcından sonuna kadar beş yüz elli dokuz karakterden bahsetmekte ve bunlardan yaklaşık iki yüz tanesi tarihi kişiliklerdi.

7. Kitaptaki birçok karakter Tolstoy’un aile üyelerine dayanmakta.

1864 yılında, Tolstoy’un Moskova ziyareti sırasında kitabının bazı kısımlarını aile üyelerine okudu. Aile, kendileri ile kitaptaki karakterlerin sayısız benzerliğine şaşırdı. Savaş ve Barış gibi çok karakterli bir romanda bu tür benzerliklerle karşılaşılması kaçınılmazdı. Ayrıca, uzaktan kuzeni Prens Sergey Volkonsky de dahil olmak üzere Tolstoy’un aile üyelerinden bazıları Napolyon Savaşları’nda savaştmıştı. İsim benzerliğinden de anlaşılacağı gibi Tolstoy’un akrabaları, kurgusal Bolkonsky karakterlerinin birçoğuna  ilham verdi. Tolstoy’un bu yönteme sık sık başvurduğu söylenmekte.

8. Tolstoy’un ailesi ve arkadaşları araştırmasına yardımcı oldu.

Savaş ve Barış gibi uzun ve tarihi bir roman elbetteki kapsamlı bir araştırma yapmayı gerektiriyordu. Tolstoy, Napolenik Savaşları hakkında olabildiğince çok kitap okudu. Ancak her şeyi kendisinin araştıracağı kadar zamanı yoktu. Kayınbabası Andrey Bers´ten yardım istedi. Kendisi gazilerle röportaj yapıp Borodino gibi savaş alanlarını gezerken odahikayeyle ilgili dönemlerin gazete küpürlerini topladı. Tolstoy ayrıca tarihçi dostlarından da yardun istedi. Kimi zaman onlarla mektuplaşırken kimi zaman onları malikanesinde ağırladı. Tolstoy´un çalışmalarının özü ise Moskova`nın ilk halk kütüphaneleridir.

9. Tolstoy, Savaş ve Barış romanını sürekli rezive ederdi.

Akademisyenler, Tolstoy’un Savaş ve Barış’taki ilerlemesinin yavaşlamasının sebebini yazarın kitabın bazı kısımlarını tekrar tekrar yazmasını göstermekte. Tolstoy, Savaş ve Barış’ın altı cildi tamamlandıktan sonra eseri gözden geçirdi. Sayfalarca not yazdı ve sonunda eseri dört cilde indirdi.

10. Tolstoy, daha yüksek bir ödeme almak için uğraştı ve aldı.

Tolstoy, Savaş ve Barış daha önce Russian Messenger dergisinde yayınladığında zaman her basılan sayfa için 50 ruble alıyordu. Yayıncı Mihail Katkov, Tolstoy’a bu oranda ödeme yapmaya devam etmek istedi. Tolstoy, kendisinin ve yazdıklarının bundan daha değerli olduğunu biliyordu; bu sebeple sayfa başına 300 ruble talep etti. Saatler süren gergin görüşmelerin ardından Katkov oranı kabul etti ve Tolstoy, ‘1805’in ilk taksitini oluşturan on sayfa için 3000 ruble aldı. Bir Rus işçinin ortalama aylık ücretinin 10 ruble olduğunu düşününce Tolstoy’un o zamanlar ne kadar para kazandığı hakkında bir fikir edinebilirsiniz.

11. Savaş ve Barış, Russian Messenger dergisinde başka bir Rus Şaheseri ile aynı zamanda çıktı: Suç ve Ceza.

Aylık bölümler halinde yayınlanan hikaye, Russian Messenger’ı tarihin en önemli edebiyat dergilerinden biri haline getirdi.

12. Savaş ve Barış’ta önemli bir sahne bir kuyruklu yıldıza bağlıdır.

Romanın bir dönüm noktasında Pierre, başka bir adama aşık olmasına rağmen Natasha’ya karşı uzun süredir devam eden romantik duygularını açığa çıkarır. Düşüncelerini toplamak için dışarı çıkar ve yıldızların aydınlattığı gökyüzüne bakar: 

‘1812’nin muazzam parlak kuyruklu yıldızı, insanların her türlü belanın ve dünyanın sonunun habercisi olduğunu düşündüğü kuyruklu yıldızın ta kendisi. Ama Pierre’in içinde bu parlak ışık hiçbir korku uyandırmadı.’

 Kuyruklu yıldızın görünümü 1811’de gerçekleşen bir olaydı ve Ocak 1812’ye kadar çıplak gözle görüldü. Bu kuyruk, iki yüz altmış gece görünür kaldı ki bu, insanların ona her türlü anlamı yüklemesine yetecek kadar bir süreydi. Napolyon bunu Rusya’yı işgali için bir alamet olarak bile gördü.

13. Savaş ve Barış, okurlara anlatı perspektifinde bir devrim sundu.

Tolstoy, iç monologuna yer veren ilk yazar değildi. Ancak birçok okur ve akademisyen, Tolstoy’un bir karakterin dış nesnelere ve olaylara içsel tepkisini sunma sanatında usta olduğunu söyledi. Tolstoy’un okuyucuya oradaki kargaşayı adeta yaşatan kapsamlı savaş sahnelerinden Pierre Bezukhov, Natasha Rostova ve diğer karakterlerin zihinlerinde olup bitenlere kadar, birden çok perspektifi kusursuz bir şekilde kullandığına da dikkat çekildi.

14. Tolstoy, romanın tür belirsizliğini eleştirenlere karşı bir savunma yayınladı.

Okur ve eleştirmenlerden gelen olumlu yorumlara rağmen Tolstoy, eserin tür belirsizliğini eleştirenlere seslenmek istedi. Tolstoy, Russian Archive dergisinde ‘Yeni Savaş ve Barış Hakkında Birkaç Söz’ başlıklı bir makale yazdı. Avrupa edebi biçimlerine karşı ilgisizliğini açıkça ifade etti. Savaş ve Barış’ın aslında bir roman olmadığını iddia etti: 

“Savaş ve Barış nedir? Bir roman değil, anlatı bir şiir ve hatta tarihi bir kayıt da değil. Savaş ve Barış, yazarın anlatmak istediği ve ifade edildiği biçimde ifade edebildiği şeydir.”

15. Savaş ve Barış, Leo Tolstoy’un sağlığına büyük zarar verdi.

Tolstoy’un Savaş ve Barış için yoğun geçirdiği altı yıl, hem zihnini hem de bedenini zorladı. Yazma sürecinin sonuna doğru, üstesinden gelmeye çalıştığı ama bazen çalışmalarından alıkoyan migren atakları geçirmeye başladı. Ayrıca eseri bitirdikten sonra, haftalarca bitkin hissetmesine neden olan ciddi bir grip vakasına yakalandı. Yazar yazmaya uzun bir ara verdi, yazmak yerine Yunanca öğrenmeye ve Yasnaya Polyana’da yaşayan çocuklar için bir okul inşa etmeye odaklandı.

16. Askeriyeden birçok insan Savaş ve Barışın savaş sahnelerine methiyeler dizdi.

Tolstoy savaşa yabancı değildi: Sivastopol gibi yerlerde tanık olduğu Kırım Savaşı sırasında topçu subayı olarak görev yaptı. Tolstoy, deneyimlerini Savaş ve Barış’ın savaş sahnelerine aktardı. Özellikle, kitabın yirmiden fazla bölümünü içeren Borodino Savaşı, şimdiye kadar yazılmış en iyi savaş sahnesi olarak geniş çapta övgü toplamakta. Rus askeri komutanları, romanın muharebeyi betimleyen gücü için epeyce methetti ve hatta eski bir general, romanı tüm Rus Ordusu subaylarının okuması gerektiğini yazdı.

17. Tolstoy, eserinden pek memnun değildi.

Belki hikaye ve karakterlerle geçirdiği tüm zamandan, belki de bir sanatçı olarak kazandığı hassasiyet duygusundan ötürü, Tolstoy eseri bitirdikten kısa bir süre sonra eseri hakkında memnuniyetsizleşti. Bir arkadaşına yazdığı mektupta bir daha asla Savaş ve Barış gibi şişirilmiş bir şey yazmamayı dilediğini söyledi. Günlüğünde ise şu sözler yer almakta:

‘İnsanlar beni çok önemli olduğunu düşündükleri önemsiz şeyler için seviyorlar. Savaş ve Barıış gibi.’

18. Savaş ve Barış’ın Sovyet film uyarlaması destansıydı.

19. Rusya, 2015 yılında Savaş ve Barış’ın 60 saat süren bir canlı okuma etkinliği gerçekleştirdi.

2015’te Rus devlet televizyonu, Savaş ve Barış’ın eşsiz bir canlı okumasını yayınladı. Altmış saat boyunca dünyanın her yerinden binden fazla Rus, kitabı üç dakikalık artışlarla okudu. Washington, Paris, Pekin, Nepal ve diğer pek çok yerden okuyucular da etkinliğe katıldı. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda bulunan Kozmonot Sergei Volkov da bir alıntı okudu. Leo Tolstoy’un büyük-büyük torunu tarafından düzenlenen etkinlikte, Tolstoy’un malikanesi Yasnaya Polyana’dan bağlanan aile üyeleri de yer aldı.

20. Savaş ve Barış, şimdiye kadar yazılan en uzun roman olmamakla beraber bu unvana yakın dahi değil.

Savaş ve Barış’ın yayınlanan ilk versiyonu, 1225 sayfa uzunluğundaydı. İngilizce versiyonu çeviri değişikliklerinden dolayı 587.287 kelimeye ulaşmıştı Dünyanın en uzun romanlarına gelecek olursak, Ayn Rand’ın Atlas Vazgeçti adlı romanı 645.000 sözcükten oluşurken Victor Hugo’nun Sefiller romanı 655.478 kelimeden; Amerikalı yazar Madison Cooper’ın 1952 tarihli Sironia, Texas adlı iki ciltli kitabı 840.000 kelimeden oluşmakta. Guinness Dünya Rekorları, şimdiye kadar yayınlanan en uzun romanın Marcel Proust’un yaklaşık 1,9 milyon kelime ve boşluklar dahil olmak üzere 9.609.000 karakter sayısına sahip Kayıp Zamanın Peşinde romanının olduğunu düşünüyor.

21. Savaş ve Barış, 1918 yılında kısaltıldı.

1918 yılında, Rus alfabesinde az kullanılan birkaç harfi kaldırmak amacıyla bir değişim yapıldı. Bu da Savaş ve Barış’ın on bir sayfa kısılmasına sebep oldu.

22. Savaş ve Barış, bir müzikale ilham verdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir