Özgür Özel: Adaletin Hakim Olduğu Bir Ülke Kurmayı Amaçlıyoruz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Çalışan herkesin hakkını aldığı, mahkemeye başvuran herkesin adaleti bulduğu bir ülke hedefliyoruz. Kayırmacılığı sona erdirecek, liyakatin ön planda olduğu bir düzen kuracağız” dedi. Özgür Özel, partisinin Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde Yürütme Kurulu toplantısına başkanlık yaptıktan sonra basın mensuplarına önemli açıklamalarda bulundu.

Özel, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşların yarattığı kargaşaya dikkat çekerek, “Bölgedeki tüm ülkeleri ve uluslararası toplumu, uluslararası hukuku hiçe sayan bu saldırılara karşı daha fazla ses çıkarmaya çağırıyoruz. İran’daki yönetimin halka yönelik baskıcı uygulamalarını asla tasvip etmiyoruz. Bu konudaki eleştirilerimizi de sürekli dile getiriyoruz. Ancak İran’ın geleceğine yalnızca İran halkı karar vermelidir; emperyalist müdahalelerin sona ermesi gerektiğine inanıyoruz. Biz bu savaşa karşıyız. İçinde bulundukları siyasi zorluklardan dolayı bölgeyi kana bulama niyetinde olan Trump ve Netanyahu ikilisine karşı duruyoruz. Bu ikilinin Filistin, Gazze, Suriye, Lübnan ve çevre ülkelerdeki saldırılarını cesurca reddedeceğiz. Uluslararası toplumun kayıtsızlığını cesaret kaynağı olarak gören bu pervasızlığa karşı, devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka ve etiğe dayalı bir uluslararası düzenin savunucusu olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin her şart altında Trump yönetiminin yanında durmasını onaylamadıklarını belirterek, “İran’ı kınayan, ancak Amerika’ya ve Trump’a tek bir eleştiri getirmeyen bildiriyi sorunlu buluyoruz. Hazırlanan bildiride Amerika’ya yönelik hiçbir eleştiri yok, sadece İran kınanıyor. Bildirinin tercümesini sitenize koymaktan acizsiniz çünkü yaptığınız işin ne kadar sorunlu olduğunu biliyorsunuz. Trump, Erdoğan’a meşruiyet sağlıyorsa, biz bu meşruiyet arayışını reddediyoruz. Erdoğan’ın Trump ile kurduğu ilkesiz ilişki Türkiye için ciddi riskler taşımaktadır. Cumhurbaşkanımızın Amerika Başkanı karşısında bu denli zayıf ve boyun eğmiş bir pozisyonda durması, milletimiz tarafından kabul görmemektedir. Bu durum, Türkiye Cumhuriyeti için tarihimizde yaşanmayan bir acıdır” dedi.

Özel, İran savaşının tüm dünyada ve özellikle Türkiye’nin hassas ekonomisinde yarattığı olumsuz etkilerin korkutucu boyutlara ulaştığını vurgulayarak, “Ekonomimiz bu savaşa hazırlıksız yakalanmıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının mevcut krizi aşmak için bir ekonomi politikası yoktur. Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz, siyasi iktidarın yıllardır süregelen hatalı politikalarının üzerine 19 Mart darbesiyle daha da derinleşmiştir. İktidar partisi, anayasal bir zorunluluk olan ve 2018’de kadük hale getirdiği Ekonomik Sosyal Konseyi bu kriz döneminde toplamaktan kaçınmıştır. Son olarak 2009 yılında toplanan bu konsey, 9 yıl boyunca toplanmamış ve yetkileri zamanla kaybedilmiştir. Bu kadar kritik bir dönemde bile toplanmamış olması, ülkede yaşanan sorunların ciddiyetini gözler önüne sermektedir” şeklinde konuştu.

Author: merve özkan