Prof. Dr. Arzu Al, ABD ve İran arasındaki geçici ateşkesin piyasalardaki spekülatif fiyatlama üzerindeki olumsuz etkileri zayıflattığını, ancak kalıcı bir iyileşmenin uzun vadeli yapısal değişikliklere bağlı olduğunu ifade etti. Marmara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Arzu Al, 9 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, ABD ve İran arasındaki çatışmaların ardından gelen geçici ateşkesin piyasalardaki korku ve belirsizlikleri azalttığını, ancak fiyatlar üzerindeki direnç seviyelerinin kalıcı bir iyileşme için daha uzun bir zaman gerektirdiğini vurguladı.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırılar ardından, İran’ın karşı misillemeleriyle birlikte bölgedeki gerginlik tırmandı. Bu süreçte, ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da 2 haftalık bir ateşkes ilan etti. Bu gelişmelerin ardından, altın fiyatlarında ve dünya borsalarında artış gözlemlenirken, petrol ve doğal gaz fiyatlarında ise önemli düşüşler kaydedildi. Ancak, İran’ın ateşkes ihlali iddiaları, küresel piyasaların risk algısını yeniden artırdı.
Uzmanlar, ABD ve İran arasındaki ateşkes kalıcı olsa bile, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik kaygıları, altyapı hasarları ve gemi geçişlerinde yaşanacak yoğunluk nedeniyle, arz dengesinin yeniden sağlanmasının zaman alacağına dikkat çekiyor. Bu durum, artan taşımacılık maliyetleri, yüksek sigorta primleri ve navlun giderleriyle birleşerek küresel enflasyon üzerinde kalıcı baskılar oluşturabilir.
Dünya Bankası’nın 8 Nisan’da yayımladığı güncel raporlarda, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının enerji ve kamu altyapısını olumsuz etkilediği, finansal dalgalanmalara yol açtığı ve 2026 yılı büyüme tahminlerini zayıflattığı belirtiliyor. Raporlarda, yüksek enerji maliyetlerinin üretimi olumsuz etkilediği, iç talebi daralttığı ve yatırım belirsizliklerini artırdığına dikkat çekildi.
Prof. Dr. Al, piyasalardaki spekülatif fiyatlama etkilerinin geçici ateşkesle birlikte azaldığını, fakat enerji altyapısındaki hasar ve lojistik sorunların maliyetlerin düşmesini engellediğini ifade etti. Al, “Uluslararası ekonomik yapı, verimlilikten ziyade güvenlik odaklı bir modele kayıyor. Enerji fiyatlarının imalat sanayisi üzerindeki olumsuz etkileri kalıcı hale geliyor. Enerji, navlun ve sigorta giderleri nedeniyle biriken maliyet yükleri, fiyatların düşmesini engelleyen en büyük faktörler arasında yer alıyor,” diye ekledi.
Sonuç olarak, kalıcı bir barış ortamının sağlansa bile, üretim kapasitesindeki kayıplar ve sigorta maliyetleri, piyasalardaki dengeyi hızlı bir şekilde kurmanın önünde engel oluşturuyor. Prof. Dr. Al, Hürmüz Boğazı geçişlerinin ateşkes sonrası kısmen normale dönmesi durumunda bile, arz krizinin devam edeceğini belirtti.